Yardımcı Malzemeler

Pusula
Navigasyon için olmazsa olmazımız sualtı pusulalarıdır. Karada kullanılan pusuladan tek farkı, içinde sıvı olmasıdır. Bunun sebebi, suyun altındaki basınca maruz kaldığında kırılma/patlama gibi şeylerin olmamasını sağlamak, iç basınç ve dış basıncı eşitlemektir.

Sualtında navigasyon özellikle tecrübesiz dalış liderlerinin kabusudur. Gerek kıyı dalışlarında, gerek tekne dalışlarında, grubunun dalışını yaptıran liderler, kıyıyı/tekneyi dönüşte de bulmalıdır. Bu da liderlerde dalış boyunca bir tedirginlik yaratabilir. Hiç bir lider, grubuyla tekneyi dahi görmediği bir noktadan çıkarmak istemez. Sualtında navigasyon gerektiren örnekleri çoğaltabiliriz. Hatta ülkemizde ve dünyada sualtı navigasyon yarışmaları dahi yapılmaktadır.

Suya girerken gittiği açının tersine gideceğini bilen dalgıç, bu sayede pusula vasıtasıyla kolaylıkla aynı noktaya ulaşabilir. Pusulanın dışındaki dönebilen ve üzerinde açıları gösteren halka sayesinde dalgıç suda istediği şekli çizebilir. Kare ve üçgen, sualtı navigasyon kurslarında pusula kullanarak çizmeyi öğrendiğiniz temel şekillerdir.

Dalış elbisesi, eldiven, patik, başlık ve BC çok hafif olduğu için bizi yüzdürür, batmamıza engel olur. Aliminyum tüpler zaten hiç batmaz, tam tersine bizi suyun altında yukarı doğru çeker. Bir aliminyum tüpü denize atarsak yüzdüğünü görürüz. Çelik tüpler ilk etapta özgül ağırlığından dolayı bizi suyun altına indirmeye yardımcı olsa da dalgıç tüpün içindeki havayı kullandıkça işler tersine döner. Çelik tüp dahi bir süre sonra şamandıra görevi görmeye başlayıp bizi yüzeye doğru hafif hafif çekmeye başlar.

Ağırlık
Bir dalgıcın kaç kg ağırlık alması gerektiği kullanılan ekipmana, kişinin kilosuna ve yağ/kas oranına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bir dalgıç, diğer tüm faktörler sabit olduğu halde çelik tüp kullandığında 8 kg ağırlık kullanıyorsa, aliminyum tüp kullandığında 8 kg’dan daha fazla ağırlık almak durumunda kalacaktır. Çünkü aliminyum tüp, çelik tüpe göre daha az yoğundur ve dalgıcı yüzeye doğru çeker.

Genelde dalış yapmayan arkadaşlarımın bana sorusu şu oluyor: “Bu kadar ağır ekipman sizi sualtında çok fazla batırmıyor mu?” Evet, bilmeyen biri için tüp, bc, elbise ve kullandığımız diğer tüm ekipmanların çok ağır olduğu ve sanki dalgıçları denizin dibine kadar hiç efor sarf edilmesine gerek kalmadan indirdiği fikri normal gelebilir. Ancak gerçekler böyle değil.

Bu nedenle, dalgıçlar suyun altında kalabilmek için ağırlık kullanır. Kullanılan ağırlık genellikle kurşun bloklardır. Çoğu dalış merkezinde bu kurşun bloklar bir ağırlık kemerine takılır, dalgıç bu kemeri beline bağlar. Ancak günümüzde BC’ye entegre edilebilen “cep ağırlıkları” da mevcuttur.

Bıçak
Dalış bıçağı, tüm dalgıçların taşıması gereken güvenlik ekipmanından biridir. Dalış bıçakları sivri değil, keskindir. Çünkü bıçak, delmek için değil, kesmek için kullandığımız bir ekipmandır.

Özellikle ülkemizde malesef çok fazla terk edilmiş misina ve ağ bulunmaktadır. Dalışlarımızda bu ağ ve misinaları bazen göremeyip, takılabiliyoruz. Gece dalışlarında, “aşağıda dalgıç var” şamandırasına aldırmayıp, dalış yaptığımız nokta ve civarına ağ atan bazı balıkçılara dahi rastladığımız oluyor. Dalış bıçakları, bu noktada bizlere yardımcı oluyor. Dalış arkadaşımız (buddy) bıçağını kullanarak bizi bu takılma durumundan kolayca kurtarabiliyor.

Bıçak, takılma durumlarında en son alternatif olmalıdır. Önce el ile dalış arkadaşımızı takıldığı yerden kurtarmaya çalışmalıyız. Çünkü istemeden de olsa bıçak ile buddymize ya da ekipmanına zarar verme ihtimalimiz vardır.

Dalış bıçağı, bacağın dışına takılmaz; diz ile ayak bileği arasına, bacağın iç tarafına takılır. Bunun iki sebebi vardır:

1). Her iki elimizle de bıçağımıza erişebilir durumda olmamız gerekir.
2). Acil durumlarda, ağırlık kemerimizi çıkarıp atmamız gerekirse bıçağımıza takılmamalıdır.

Çok farklı marka ve modelde dalış bıçağı bulabilirsiniz. Satın alırken dikkat etmeniz gereken en önemli husus, bıçağınızın paslanmaz çelikten yapılmış olmasıdır. BC koluna takabileceğiniz küçük dalış bıçakları da mevcuttur.

Fener
Gece elektrikler kesildiğinde ya da sigorta attığında yerini bildiğimiz ve direk yöneldiğimiz tek alet kuşkusuz fenerdir.Bizler için de gece dalışı dendiğinde ilk düşündüğümüz dalış ekipmanımız fenerlerimizdir. Dalışta kullanılan fenerler, kara kullandıklarımızdan biraz farklıdır.

Çalışma prensibi aynı olsa da sualtı fenerleri contalarla kaplıdır. Her bir kapakta su sızmaması için farklı boylarda contalar bulunur ve düzenli olarak bu contalara gres yağı ile bakım yapmak gerekir. Su sızarsa fener bozulur, işlevini yerine getiremez.

Karada kullandığımız fenerlere göre bir fark da dalış fenerlerinin çok güçlü olmasıdır. Bu nedenle dalış feneri kullanan bir dalgıç, kendi yüzüne ya da başkasının yüzüne doğru feneri tutmamalıdır. Bunu yapmak, gözlerde rahatsızlığa hatta geçici görme kaybına sebebiyet verebilir. Ayrıca dalış fenerleri karada açık bırakılmamalıdır. Çünkü yüksek güçten dolayı bir süre sonra fener ampülü ısınır ve patlayabilir.

Gece dalışlarında etrafımızı görmekte kullandığımız dalış fenerlerimizin bir kullanım alanı daha vardır. Gündüz dalışlarında kayaların altına ya da oyukların içine “taş altı feneri” olarak nitelendirdiğimiz fenerleri kullanarak bakarız. Dalış fenerleri, bu karanlık bölgelerdeki canlıları görmemize olanak sağlar. Taş altı fenerleri, gece dalışı fenerlerine oranla daha küçük ve güçsüzdür.

Bayrak

Alfa Bayrağı
Alfa Bayrağı’na yurtdışında kısaca “A Bayrağı” da denir. Sportif Dalış Bayrağı ile aynı mantığa sahiptir. Ancak Alfa Bayrağı şamandıraya değil, dalgıçları taşıyan tekneye asılır. “Ben bir dalış teknesiyim ve dalgıçları taşıyorum, benim gittiğim yere gitme, dalış yapacak insanlar var” mesajını verir.

Sportif Dalış Bayrağı
Kırmızı zemin üzerine sol üst köşeden başlayıp, sağ alt köşede biten beyaz bir şeritten oluşan desene sahiptir. Sportif Dalış Bayrağı’nın temel amacı, suda yüzen şamandıraya bağlanarak “suyun altında dalgıç var” mesajını çevreye verebilmektir. Dalgıçlar suyun altında yüzeye yakın giderken ve özellikle yüzeye çıkış esnasında teknelere karşı dikkatli olmalıdırlar. Sportif Dalış Bayrağı’nın bağlı bulunduğu şamandırayı gören tekneler, bu noktaya yaklaşmamalıdırlar.Günümüzde Sportif Dalış Bayrağını sadece suda değil, dalış merkezlerinde, dalış mağazalarında, dalış botlarında, kısacası scuba ile ilgili olan her yerde görebilirsiniz. Artık tüplü dalışla özdeşlemiş bir bayraktır.